Duygusal Yazılım Hayalcisi (hepsi hayal ürünümdür.)

08 Şubat 2013

Yazılım Uzmanı, Mühendisi Her Ne Halt İse…

Muhtemelen Yazılım mühendisi nasıl olunur, yazılım uzmanı nasıl olunur, nasıl coder olunur, yazılım mühendisi nedir, yazılım uzmanı nedir, yazılım uzmanı kime denir sorularından herhangi birini google yazıp bu sayfaya düştünüz.

Öncelikle şunu belirteyim etrafınız da  ”XX kişisi hiç bilişim veya bilgisayar teknolojileri bölümlerinden birini okumadan program yazabiliyor çok da güzel yazıyor şöyle böyle yazıyor” diyen biri varsa inanmayın. Yazıyorsa da lego misali sağdan 1 parça soldan bir parça kod alıp birleştiriyordur.

Bilgeadam mış XX akademi imiş ordan burdan eğitim alarak hiçbir yere varamazsınız. onların anlattıkları bir çok yerde yazıyor zaten.

Gerçekten yazılım yazmanın uzmanı veya mühendisi olmak isteyenlere önerim yazılım çalıştığı anda olacakları öngördüğünüzden ve öngördükleriniz doğrultusunda geliştirme yaptığınızdan emin olun.

Bir projenin bitirilme süresini yaklaşık %80 ini düşünme tasarlama döküman hazırlamaya yaklaşık %20 sini de kod yazmaya ayırın.

Gel gelelim asıl konuya kod nasıl olmalı? kodun şekli mimarisi ne olmalı? jargona göre söyleyeyim best practice ne olmalı?

Bunların hiçbirinin cevabını bulamazsınız. Boşuna araştırmayın. Bunlar yazılı olmayan bilgiler.

Peki nasıl olacak ne yapacağız biz derseniz valla ben de bilmiyorum.

Belki de biliyorumdur. Belki bilerek yazmıyorumdur.

Yazarken bir kodun diğer koda bağımlılığını ortan kaldırın.

Fakat birilerinin size olan bağımlılıklarını güçlendirecek çalışmalar yapın.

Belki bu yüzden yazmıyorumdur. Kim bilir?.

Neyse dağılın şimdi canım sıkıldıkça karalarım birşeyler.

Tabi redmond da olmazsam.

Popularity: 2% [?]

22 Ocak 2013

Banyo Bölüm 3

Filed under: Ben — NoVoLuMe @ 11:29

1 hafta önce yan taraftaki boş gecekonduya iki Rus taşınmıştı.
İlk geldikleri gün sohbet etme imkanı bulmuştu bu kadınlarla. Biri kocasının şiddetine dayanamayıp
diğeri ise aile baskısından sıkılıp atmış kendini gürcistan üzerinden karadeniz sularına.
Daha önce duymuşlar izmirin güzelliğini ve sür arabacı atını izmire dercesine hiç sağa sola sapmadan
bizim mahhaleye taşınmışlar aq ne mal bu ruslar bir o kadar da güzel.
ikiside sarışın alımlı iri göğüslü ve 0 yağ denilebilecek düzeyde vücutlu kadındı.
Biri biraz mızmızdı fakat diğeri sürekli etrafına gülücükler saçan pozitif bakan güldüğünde tüm geceyi aydınlatabilecek
mükemmel bembeyaz dişleri vardı.
Derken bir kapı açma sesi duyuldu. B.E kapıyı kapamayı unuttuğu aklına geldi.
Birden bire kapı kapama sesi geldi. Evet içeri biri girmişti. Önce korktu. Ardından banyo kapısını açarak
içeriyi süzdü. Görüşünde üzerine çiçek desenli nevresim geçirilmiş yorganı ve yine aynı desende yüzlü
yastığı olan yatağı vardı.
Yorganın kıpırdadığını farketti. Biri yatağına girmişti. Üzerine beyaz bornozunu aldı. Korku ve heyacan
duyguları ile yatağa doğru usulca ilerledi.
Tam yaklaştığı vakit birden bire yorganın altınan bir baş belirdi. Yavaşça doğruldu sarışın lüle lüle
saçları bembeyaz ve dümdüz dişleri dolgun dudaklarının tamamını kullanarak gülümsedi. Gelen o Rus’tu.
Kollarını açtı. Selamlık salonuna bir devlet başkanı davet eder gibi kibarca ve samimi bir şekilde
koynuna davet hareketleri yaptı. Derken yorgan muhteşem vücudundan aşağı doğru kaydı. Soyunmuştu.
B.E ışığı açtı yüzü şimdi ışıkta daha belirginleşen kadın, üşümesine rağmen, yuvarlak omuzlarını ve dolgun göğüslerini açıkta bırakacak şekilde, olduğu yerde kımıldandı. bir kolunu kaldırıp saçlarını yastığın üzerine doğru toplarken, diğeri ile B.E ye doğru uzandı. B.E ona iştahla bakmadan edemedi. kolunu kaldırdığı zaman beliren tatlı çukurluk, pembe ışıklarla yıkanan iri göğüsleri kadar arzu kabartıyordu. uzun kirpiklerin süslediği iri siyah gözlerinin mahmur bakışı, günün sırf bu saatine mahsus değildi. erkekleri etkilemek için, onlara yatağı, çapkınlığı hatırlatacak her türlü bakışta ustalaşmıştı. etli dudaklarını büzüp gözlerini kapayarak öpülmeyi beklediğini belirtirken, bir kolu hâlâ havada, B.E ye doğru uzanmış duruyordu. B.E, onun reddedilmekten korkmayan, pervasız, arsız âşık tavrına gülümseyerek, yatağın kenarına oturdu. yatağın örtüleri arasından yayılan sıcak, aşk saatlerini hatırlatan koku, kadının iç gıcıklayan parfümü ile birleşmişti. boynuna dolanan ateşli kollardan kurtulmak için bir çaba sarf etmedi. kadın, yarı araladığı gözlerinde şehvet pırıltıları ile, onun gözlerinin içine ısrarla bakarken, tenlerinin temasını engelleyen örtüleri aradan çekti. yorganın altından çıkardığı sıcacık, dolgun vücudunu, arzu ile, erkeğin gövdesine dayadı. onun başını kavrayarak, göğüslerini, dudaklarına doğru sundu. bir yandan da diğer eliyle sırtını, kollarındaki adaleleri okşuyordu. ufak tefek vücuduna rağmen, ustaca kullandığı elleri ve bacakları ile B.E yi adeta esir almıştı. B.E, arzulu bir öpüşten sonra, kendini geriye çekti, ayağa kalkmaya davrandı.
“artık banyo etmem lâzım. sen de istersen toparlan, evine bırakayım.”
kadın, şımarık bir tavırla dudak büküp, omuzlarını kaldırdı.
“biraz daha kalamaz mıyız?”
“benim banyo etmem lâzım. Şirkette yeterince alay konusu oldum.”
“Akşamları kaçta dönüyorsun? beni arar mısın yine?”
sorularını ard arda sorarken, yataktan çıkmak üzere davrandı. vücudunu iç gıdıklayıcı hareketlerle oynatırken, erkeğin etkilenip olumlu cevap vermesini ümit eder gibiydi. ancak, cevabı, çapkın bir gülüşle yanağından alınan bir makas oldu. B.E, çoktan banyonun yolunu tutmuştu.

Not: Yazıda alıntılar vardır.

Popularity: 1% [?]

14 Ocak 2013

Banyo Bölüm 2

Filed under: Ben — Etiketler:, , — NoVoLuMe @ 11:29

Banyo çok soğuktu inanılmaz soğuk. Soğuk kanlılığını da anlamsız ve alakasız bir şekilde bu soğukluğa bağladı. Birden bire aklına gelen fikri daha ayrıntılı bir şekilde düşünmeye koyuldu. Ortaokul yıllarında fizik dersinde sıcaklık alışverişi gibi dersler görmüştü. Çankayada çeşitli malzemeler satılan bir dükkandan aldığı Duru marka şofbenine baktı. Şofbeni aldığı fiyatı düşündü 40 liraydı bu fiyat. Keşke biraz pazarlık yapsaydı diye düşündü. Olsundu nasıl olsa iş görüyor garantisi de var dedi. Zaten satıcı oldukça ketumdu. Bu şofbeni de alması elzemdi. Fazla pazarlığa gerek yoktu.

Aklına gelen fikri icra etmek için yola koyuldu yaklaşık 3.5 metre uzunluktaydı banyosu. Az ilerde solda kendi gibi kirli bir lavabo ve yine otobüsün camı kadar kirli bir ayna duruyordu. Aynayı koçtaş tan almıştı ve istinat duvarından bozma fayansla döşenmiş banyo duvarına asmış yamuk duvarı düz gösterme çabası içindeydi.

Aynaya bir bakış fırlattı. Saç traşının düzgün fakat sakal traşının azıcık yamuk olduğu gözden kaçmadı. Yamuk olması elzemdi. Zira onu traş eden berber bir ağrılıydı ve herkes tarafından bilinir ki bir ağrılı hiçbir zaman düz iş yapmazdı. Yine bir ağrılı elinde poşetle gezmekte ve çamurlu paçası olan ve rengi modadan değil de eski olduğundan solmuş kot pantolonsuz asla gezmezdi. Birden üzerine baktı ve pantolonunun üzerinde olmadığını farketti. Çünkü soyunmuştu. Aşağının durumu da berbattı. Etek traşı elzemdi.

Nihayet şofbene vardığında çılgın fikrini gerçekleştirmeye başladı. Şofben 3 kademeliydi. Kademe ayarının üstünde önce suyu açınız yazıyordu. Usulca suyu açtı. Şofbenin avizesi birden bire su fışkırmaya başladı. Bu fışkırma aklına çeşitli zevk düşünceleri soksa da hemen başını sallayarak kendine geldi ve bu düşünceden vazgeçti.

Şofbenin sıcaklık kademelerini sırasıyla 1 – 2 ve 3. Kademeye aldı. Az önce yavaş yavaş açtığı buz gibi su birden dudakları usulca öpülmüş bir kız gibi, göğüsleri narince okşanmış güzel bir kız gibi, bir İzmirli güzelin basen kıvrımları gibi içten yumuşacık sıcacık haline kavuştu. Artık su sıcaktı. Sıcak sıcak akmaya başlıyor sıcaklığını da bir komünist gibi, komşudan bir onluk almasını bilip vermesini de bilen bir birey gibi paylaşımcı bir şekilde banyonun soğuk havasına vermeye başladı.

İşte çılgın fikir buydu şofbenin buharlaştırdığı H2O ile banyoyu ısıtacak ardından güzel bir temizlik yapacaktı.

 

Daha önceden hazırladığı banyo malzemelerini eline aldı ve işe koyuldu…

Popularity: 1% [?]

Banyo Bölüm 1

Filed under: Ben — Etiketler:, , , , — NoVoLuMe @ 11:28

Toplam 6 gün boyunca banyo etmeyen yani yıkanmayan B.E (26) metroya bindiği anda yanında oturan kişi yerinden kalkarak başka koltuğa oturdu. karşı koltukta oturan bayanın (yaş bilinmiyor) burnunu tıkamaya çalıştığı gözlerden kaçmadı.

B.E acilen yıkanması gerekiyordu. Haberi alan yetkililer tüm kolluk kuvvetleri ve sivil toplum kuruluşlarını devreye sokmaya karar verdi. Yetkililerden E.Ç (25) bu ne aq ya ben de saç olmamasına rağmen her gün banyo ediyorum dedi.

Konuya sonradan dahil olan K.G (25) Yuuhh aq neden böyle birşey yapıyor bu B.E diye bağırarak kirliliğini tüm halka ifşa etti. Ardından söz alan H.G (Yuh 30 küsür aq adam Ramses. Adam Tutan Kamun) olaya B.E bakterilerin bağışıklık sistemini güçlendirmek istemiyor diye bilimsel olarak  yaklaştı.

B.E için o gün bitmek bilmiyordu. Ardından otobüse bindi kent kartını okuyucu cihaza gösterirken şoförün onun kokusunu almaması için gülücükle birlikte iyi akşamlar dedi ve koşar adım en arka tarafta bulunan kimsenin oturmak istemediği dar koltuklardan birine oturdu ve yanına oturabilecek şansız talihsiz bir diğer yolcuyu beklemeye koyuldu.

O gün üzerinde SevenHill den aldığı kalın su geçirmeyen gri kapşonlu çift fermuarlı 4 cepli yaprak sarması yiyen bir adamın sıçtığı bok rengine  çalan bir kabanı vardı.

Su geçirmiyorsa kokuyu da geçirmeyeceğini düşündü ve tüm fermuarları çekerek kapşonu da kafasına geçirip iplerini sıkıca bağlayarak otobüsün camından dışarıyı seyretmeye başladı. Otobüsün camları o kadar kirliydi ki üzerinde egsoz dan çıkan duman, çamurlu yağmur suyu lekeleri hatta yaramaz bir çocuğun otobus geçerken attığı tükürük izi bile vardı. B.E bunu yadırgamadı zira kendisi de en az bu cam kadar kirliydi.

Birden camın bulunduğu taraftaki yüzünü silebileceği aklına geldi ve kirli elleriyle silmeye koyulsada sildikce cam daha çok kirlendi daha fazla uğraşmak istemedi ve vazgeçerek manzaranın göründüğü kadarı ile yetinmeye çalıştı.

Otobüs birden hareket etmeye başladı. Yol bitmek bilmiyordu rahatsız eden bir kaşıntı da başlamıştı.

B.E otobüsün durduğu duraktaki insanları izlemeye gözlemlemeye başladı şu kız ne kadar güzel aa şu adam ne kadar temiz şu kişi ne güzel kokuyor diyerek iç geçirdi kendisi de onlar gibi temiz olmak istiyordu. Hırs yapmıştı. bir hışımla cep telefonuna sarıldı ve sürekli traş olduğu berberin numarasını Samsung marka akılsız telefonunun rehberinde aramaya koyuldu. Neyse ki telefonda kişi arama fonksiyonu mevcuttu. Bir numara buldu fakat berber numarasını değiştirmişti. Birden aklına bir fikir geldi. Arkadaşını arayacaktı ve berbere ulaşmasını onun için sıra ayırmasını isteyecekti.

Neyse ki  B.E sonunda berberin kapısına vardı. Çok mahcup ve utangaç bir şekilde traş olmak istiyorum saç sakal yapar mısın bir de topsakal çizmenizi istiyorum yeterinde alay konusu oldum eski görünümüme kavuşmam gerek fakat inanılmaz kirliyim üzerimdeki kazak çürümek üzere yapışmış ta olabilir bu yüzden ameliyat neşteri de bulundurabilirseniz iyi olur dedi.

berber gayet soğuk kanlı birşekilde steril eldivenlerini giydi ve traşa koyuldu. Ara berberin B.E nin kokusundan dolayı bayılma nöbetlerini saymazsak 1 saat sonra traş bitmiş oldu.

B.E hızla eve gitti ve banyoya girdi. Asıl macera burada başlıyordu.

B.E Etek traşı için 1 adet Mac3 gilette, 1 kalıp sabun, Derecesi en sona alınmış Şofben, Havlu, Temiz boxer, Temiz Seher Yıldızı marka atlet i heybesine koydu.

banyonun kapısını açtı usulca göz ucuyla içeriyi süzdü son derece soğuk kanlıydı.

Birden bire aklına bir fikir geldi.

Popularity: 1% [?]

Older Posts »

Powered by WordPress

E-mail