Birgün Gazetesinin Katkılarıyla Kardeş Türküler Konseri Ayrımcılık

Kardeş Türküler
Merhaba arkadaşlar o kadar sinirliyim ki anlatamam. Uyuz oluyorum kendime herşeye kafayı takıp ağzımda yaralar çıkmasına neden oluyorum ama napayım takılmacak türden değiller.
Şimdi 07.05.2011 tarihinde başımdan geçen olayı size anlatmak istiyorum.
Konumuz kardeş türküler konseri ve kapıdaki görevlilerin yani konseri organize edenleri tutumu.
Olayı ben Birgün gazetesibe yazdım direk yazdığımı buraya copy-paste yapayım zaten herşey orda yazıyor.
—<Gönderdiğim e-mail>—
Merhabalar;
Adım Burhan EMRE Mersin Üniversitesinde okumaktayım.
7.05.2011 tarihinde katkılarınızla düzenlenmiş olan Kardeş Türküler konseri hakkında karşılaştığım ve çok üzüntü duyduğum, size, Kardeş Türküler’e ve konser görevlilerine yakıştıramadığım olayı anlatmak istiyorum.
20:00 da başlayan konsere çeşitli nedenlerden dolayı saat 21:00 da geldim. Giriş kapısındaki görevli arkadaş biletiniz varmı diye sordu biletli olduğunu bilmiyordum. Bilet satışının olduğu masaya gittim ve 15 tl bilet ücreti talep ettiler. Pahalı geldiğinden dolayı almakla almamak arasında kaldım zaten 1 saat geç kalmıştım. Dışarda dinlemeye karar verdim.
Benden 5 dakika sonra saat 21:05 te 6 kişilik Alman bir grup (Hepsinin üzerinde Hamburg yazılı t-shirt vardı) giriş kapısına doğru yanaştı. Benden ve benim gibi kendi halkından bilet isteyen, bilet sorgulaması yapan ve bileti olmayanı kapı dışarı eden görevlileriniz o yabancı uyruklu arkadaşları sorgusuz sualsiz içeri aldı. Hem de saygı sevgi ve gülümsemeyle. Bir güvenlik görevlisinin (imaj güvelik görevlinin adını da verebilirim) de Welcome dediğini de duydum. Onlara kimse bilet sormadı. Neden kendi halkınızı parasız olunca kovalıyorsunuz kapıdan da yabancılara buyurun geçin diyorsunuz?
Dayanamadım. Çok zoruma gitti. Görevlilere doğru yanaştım. Kendi halkınızdan para alıyorsunuz yabancıları neden bedava soktunuz bu sizin mantığınıza insanlığınıza, ideolojinize sığar mı diye sordum.
- Görevli “Ya şimdi onlarla iletişim bozukluğu oldu İngilizce konuşamadık öyle geçiriverdik” dedi.
- Görevli “Kardeş tamam yanlış yaptık neyse hadi sende ücretsiz geç yarım elma gönül alma” dedi bence en delikanlı kişi de buydu ve özeleştirisini de yaptı.
- Görevli “Ben onları tanıyorum sabah tanıştık o bilet almıştı” bu kişi 1. Görevli ile arasında olan çelişkinin farkında değil hem de olayı benim kendi gözlerimle gördüğümden haberi yok.
- Görevli (Bayan) 3. Görevliye “Yok yok onu demiyor bir grup geldi az önce ondan bahsediyor” diyerek hem yalanını ortaya çıkardı hem de 3. Görevliyi susturdu. Bu 4. Görevli şimdi “biz tam bilet satışını durdurduk tam ben geldim onlara söyledim o yüzden onların geçişine izin verdiler” diye inanılmaz büyük bir yalan söyledi. Çünkü o yabancı grubun ücretsiz ve saygıyla geçişine izin veren diğer görevliler kendi halkına bilet sormaya devam ediyordu. “Bilet satışımız durdu şuan isterseniz artık sizde içeri geçebilirsiniz” diye beni geçiştirmeye çalıştı ikna etme özelliğinden sonsuz derecede yoksun ve yalan dolu cümleler kurmaya devam etti. “Bilet satışı yok artık zaten içerde de yer yok kimseyi almıyoruz” dedi. Birkaç yalan cümle kurduktan sonra da gitti.
Dedim ya çok zoruma gitti utansınlar diye konser bitene kadar kapının önünde bekledim. Beklerken kapıdaki görevlinin gelen kişilere bilet sorduğunu, olmayanları kapı dışarı ettiğini ve bitmesine sadece 45 dakika kalmış olan konser biletini satmaya devam etti.
Şimdi 4. Görevliye soruyorum utanıyor musun. Bilet satışı durdu demiştin.
Ve yine soruyorum utanıyor musun onlar içeri girdi 5 dakika sonra çıktı demiştin. Konser sonuna kadar kapıda bekledim dedim ya onlar girip hemen çıkmadı içerde kaldılar dinlediler belki eğlendiler ve siz beni (kendi halkınızı) dışarda bıraktınız.
O kapıdaki görevlileri kınıyorum. Yaptığınız bu çifte standartlaştırma yüzünde sizi kınıyorum. Kendi halkınızdan üstün görüp onları ücretsiz içer aldığınız ve görüpte bunu yüzünüze vuran kişileri yalan cümlelerle ikna etmeye çalıştığınız için sizi kınıyorum.
Sorsanız solcuyuz, emekçiyiz, halkçıyız dersiniz bu da bana Musa Anter’in Hatıralarım adlı kitabındaki şu hikayeyi hatırlatır.
Komiser sorar sen Hristiyan mısın nesin?
Musa Anter : Ben Müslümanım Müslümanlığımı da hiçbir dine değişmem. Ama benim Müslümanlığım öyle sizin bildiğiniz Müslümanlığa benzemez der ve gerçek Müslümanlıkla ilgili birkaç cümle daha kurar.
—</Gönderdiğim e-mail>—
Popularity: 2% [?]
